Wednesday, 15 July 2009

Ingiltereye iltica edenlerin sorunlari ayni

60 tane mülteci örgütünü bünyesinde barındıran Hackney Refugee Forumu bu yılki “İlticacılar Haftası” için çok sayıda etkinlik düzenledi, ilticacıların sorunlarını duyurmak için paneller, gösteriler gerçekleştirdi. Hackney’deki mültecilerin derneklerini bir araya getiren Hackney Refugee Forumu başkanı Ali Rıza Aksoy, İngiltere genelinde ilticacılar için olumlu gelişmeler yaşanabileceğini ancak bunun için toplumun her kesiminin çaba sarfetmesi gerektiğini söylüyor. Aksoy’la, ilticacıların durumu, toplumumuzun yaşadığı örgütlenme sorunları ve yeni gelişmeler hakkında konuştuk.

- İlticacılar Haftası etkinlikleri bu yıl nasıl geçti?

İngiltere’de her yıl Haziran ayının sonu, Temmuz ayının başı mülteciler haftası kabul edildiğinden ülke genelinde çok sayıda etkinlikler yapılır. Bu etkinliklerde ilticacıların sorunları konuşulur ve dayanışma gösterilir. Biz de bunun bir parçası olarak bir şeyler yapıyoruz. İlticacı kimdir, neden iltica edilir gibi konularda ilkokul öğrencilerinden tutun da üniversitelere kadar, lokal yapılanmalara kadar konuşmalar yaptık. Geçen hafta da konusu iş bulmak ve eğitim olan bir toplantı gerçekleştirdik.

- Eğitim konusunu seçmenizin nedeni neydi?

Biliyorsunuz, ekonomik krizin faturasını da bizlerden çıkarıyorlar. Eğitim, sağlık hizmetlerinden kısıtlamalara gidiyorlar ve bunu yaparken de ilk önce yabancılardan başlıyorlar. Örneğin İngilizce dersleri kaldırılmaya başlandı. Hackney’de onlarca öğretmen işten atıldı. Biz de buna dikkat çekmek ve CALL kampanyasına destek vermek istedik. Bu kampanyayla Hackney Community College’daki İngilizce sınıflarının kapatılmasını minimuma indirdik. İki aylık bir mücadelenin ardından yüzde 3 oranında kapatacaklar. Ama bu mücadele başka yerlerde olmadığı için oralarda çok büyük kesintiler var.

- İngiltere’de sizin gibi çalışan yapılar var mı?

Londra’da biliyorsunuz 33 belediye var, bu belediyelerden en az 20’sinde bizim gibi çalışan dernekler var.

- İngiltere’de göçmenlerin son zamanlardaki en önemli problemleri neler?

İş, eğitim, sağlık ve özellikle de ruh sağlığı gibi konularda bir çok problemleri var. Dil sorununu söylememe bile gerek yok ama bu ülkedeki sistemin nasıl çalıştığını bilmiyorlar. Psikolojik problemleri çok var. Bildiğiniz gibi geçen sene Türkiye toplumunda 11 kişi arka arkaya intihar etti. Biz 16 derneği bir araya getirdik, gençler arasında bir çalışma yaptık, çünkü ölenlerin hemen hepsi gençti. Yaptığımız kampanyadan sonra artık tam intiharlar durdu dediğimiz sırada geçen hafta bir bayan Aleksandra Palace’da ağaca asmış kendisini. Ekonomik koşulların bu kadar zorlaştığı bir durumda hayat ilticacılar için daha da zorlaşıyor. Onun için benim girişimlerim sonucunda Hackney Göçmen Merkezi diye dernek kurduk. Burada yeni gelenlere yardım ediliyor. Ben geçen hafta oradaydım, Türkiye’den o kadar insan vardı ki, ben oraya sadece bakmaya gitmiştim ama dört saat çevirmenlilik yapmak durumunda kaldım. Tercümanlar yetmiyor. Çok uzun süredir durumu belli olmayan insanlarımız var. Az önce yedi yıldır başvurusunun kabulünü bekleyen biri yardım istiyordu. Yedi yıldır çocuklarından, eşinden uzak yaşayan biri...

BORİS JOHNSON’UN KAMPANYASINA DESTEK

- Londra Belediye Başkanı Boris Johnson’un açıkladığı raporla ilgili neler yapılabilir?

İlticacıların durumu ve kaçak yaşayanlarla ilgili bir rapordu. İlticası reddetmiş ancak kaçak yaşayan 570 bin insan var. Bunların da 350 bini Londra’da yaşıyor. Boris Johnson, bunlar için bir defalığına mahsus olmak üzere af getirilmesi için bir kampanya başlattı. Biz tabii bu kampanyaya destek veriyoruz ama istiyoruz ki dernekler tek tek destek versinler.

- Nasıl destek verebilirler?

Bir sürü yolu var bunun. Kişiler de destek verebilir ayrıca. Lokal belediye yetkilileriyle konuşabilirler, milletvekilleriyle konuşabilir onların toplantılarına katılabilirler. Kulis yapabilirler. Resmi kurumlara e-mail atabilirler. Böylece Londra Belediye başkanının başlattığı kampanyaya destek verebilirler. İnsanlarımız çok şey yapabilirler ama benim görüşüm insanlarımızın üzerine ölü toprağı serilmiş gibi.

- Hangi konuda?

Biz sonuçta bir hak istiyoruz değil mi? Bu hakkı kimse öylesine gelip sana vermez. Sen istemezsen, mücadelesini vermezsen o hakkı alamazsın. Bir insanın seyahat hakkı, istediği yerde yaşama isteği insan hakkıdır. Dolayısıyla bunun peşine düşmek kadar normal ne olabilir... Ama insanlarımızda bir rehavet, vurdum duymazlık var. Bir takım süpermenler çıksın benim için mücadele etsin istiyorlar.

TÜRKİYE’DEN İLTİCACI SAYISINDA CİDDİ AZALMA

- Dernekler ne durumda bu konuda?

Derneklerimiz çok duyarlı ve bu konuda çalışıyorlar ama onların da elinde sihirli değnek yok ki. Bakın bizim en büyük problemlerimizden biri gençlerimizin çeteleşmesi, şiddet olaylarına karışması. Daha geçen günlerde bir gencimiz öldürüldü. Dernekler hemen tepkilerini koydular ama halk arasında bu sorunla ilgilenenler yalnızca çocukları bu problemi yaşayanlar oluyor. Diğerleri sadece “vah vah” demekle yetiniyorlar. Ateş düştüğü yeri yakıyor...

- Son dönemlerde hangi ülkelerden yoğunlukla ilticacılar geliyor?

Son senelerde Türkiye’den gelenler çok azaldı. Daha çok Irak, Somali, Sudan, Sri Lanka gibi kriz bölgelerinden geliyorlar. Türkiye’de kriz bitti diyemem ama gene de sayı azaldı. Bütün dünyadan her yıl İngiltere’ye 50 bin civarında ilticacı geliyor.

- Bunların kaçı Türkiye’den geliyor?

Türkiye’den gelenlerin oranı bu sayının yüzde 5’ini veya 10’unu geçmez. Bu da çok yüksek bir rakam değil. Ama bir ara en yüksek Türkiye’ydi bu oranlarda.

BELEDİYE PARA YARDIMINI İYİ YAPMIYOR

- Sizin dernek olarak yaşadığınız sorunlar neler?

Hackney’de 103 dil konuşuluyor, nüfusunun yüzde 25’i ilticacı veya göçmen. Ki en büyük sorunları yaşayanlar da bu kesim. Bu insanların yaşadığı bir sürü sorunu örnek gösteren belediye bunları merkezi hükümete örnek göstererek para alıyor. Ama o parayı dağıtmaya gelince, “en iyi başvuru formunu hazırlayan kimse ben ona parayı veririm” diyor. En son bu yıl dağıtılacak para için bir toplantı yapıldı ve ben o toplantıda bir konuşma yaparak şunları söyledim: “En büyük sorunlar burada ama siz çiviye değil tahtaya vuruyorsunuz. Sorunlar çözülmüyor, kronikleşiyor ama siz olması gereken yere yatırım yapıp o problemleri çözmüyorsunuz. En iyi kim başvuru formu hazırlıyorsa parayı onlara veriyorsunuz ama o parayı alanlar da parayı bu sorunlara harcamıyorlar.” Benim arkamda durulması, destek verilmesi gerekirdi ama kaç tane örgüt bu desteği verdi diye sorarsan, kimse... Çünkü onların dertleri başlarından aşkın. Altmış tane dernek diyorum ama bunların en fazla beşinde paralı çalışan eleman vardır. Onun için benim istediğim derneklerin lokal belediyelerle mücadele etmeleri. Bir de bizim derneklerimizde dükkancılık mantığı var. Ben 32 yıldır bu işi yapıyorum halen de bu hastalık devam ediyor. Ben paramı alayım da sonra kim peşime takılırsa takılsın diyorlar. Bu dükkancılık da amip gibi bölünmelere yol açıyor. Böylece de yok oluyoruz. Seksenli yıllarda kaç kişi bu derneklere gidiyordu, şimdi kaç kişi gidiyor diye bir sorun bakalım... Bu insanlar buhar olmadı ki, bilakis çoğaldılar ama neden derneklere gitmiyorlar acaba... Kısır çekişmeler nedeniyle çoğu insan derneklerden soğudu.

1 comment:

  1. ankara anlaşması

    Ankara Anlaşması - LexLegal Londra'nın kalbinde yer alan uluslararası bir hukuk danışmanlık firmasıdır. Uzmanlık ve hizmet alanlarımız arasında küresel olarak yasal danışmanlık ve göçmenlik danışmanlığı bulunmaktadır.


    to get more - https://lexlegal.com/

    ReplyDelete